Adını Hatırlatan
Bazı anlar vardır, görünmez iplerle bağlanmış gibi… İnsanlar geçer, kapılar kapanır, zaman ilerler, ama o küçük anın ağırlığı, hiç kaybolmaz. Bu hikaye, sessiz bir karşılaşmanın, yağmurun altında uzanan bir şemsiyenin ve geri getirilmiş bir eşyanın ardında bıraktığı izleri anlatıyor. Bazen insanlar gitmez; sadece isimlerini bırakır. Ve bazı isimler, bir ömür boyunca hatırlamak için yeterlidir. Kadın, yeni taşındığı apartmanın önünde durdu. Etraf sessizdi; rüzgar, sokak lambalarının altında düşen yaprakları savuruyordu. Elindeki anahtar bir an parmaklarının arasında dönüp durdu. Daha önce böyle bir sessizlikle karşılaşmamıştı; apartman sanki hâlâ kendi geçmişini hatırlıyordu. Kapıyı açtı ve adımlarını merdiven boşluğuna bıraktı. Duvarların soğuk dokusu, merdivenlerin tıkırtısı ve hava… her şey, yeni bir hayatın ilk nefesleri gibiydi. Asansörün kapısı aralıktı; içeriden hafif bir elektrik sesi geliyordu. Apartmana girdiğinde asansörün kapısı açıktı, içeri girdi. Kapı kapanırken ...